İPSALA

I.Trak Krallığı’nın başkenti Kipsela: İpsala

İpsala, uzun zaman Osmanlı ordusuna at yetiştirdi. Bu atlar, Edirne’de eğitilip süvari birliklerine veriliyordu.

İpsala ilçesi Edirne ilinin güney yarısında, ortasına yakın bir yerdedir. Doğusunda Keşan ilçesi, batısında Yunanistan, kuzeyinde Uzunköprü ve Meriç ilçeleri, güneyinde yine Keşan ilçesiyle Enez ilçesi bulunmaktadır. Yüzölçümü 753 km²’dir. Bu bakımdan ilimizin dördüncü ilçesidir. Edirne’ye 108 kilometre uzaklıktaki ilçenin nüfusu, son nüfus sayısına göre 33.564’tür. İpsala, nüfus bakımından ilimizin dördüncü ilçesidir.

Halkın çoğunluğu, diğer kasaba ve köylerde oturur. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılık ve sanayiye dayalıdır. İpsala bitkisel ve hayvansal ürünleri ile İstanbul pazarını besleyen bir ilçedir. Başlıca tarım ürünleri, buğday, ayçiçeği, şeker pancarı ve pirinçtir. Ayrıca arpa, fasulye, üzüm, kavun, karpuz elma, armut ve sebze üretimi de ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Tarıma dayalı besin endüstrisi gelişmiştir. Hayvancılıkta ileri düzeyde olup, sığır, manda ve süt ile yün verimi yüksek kıvırcık koyunu yetiştirilir. Mandralarında beyaz peynir, kaşkaval denilen kaşar peyniri, Rumeli kaşar peyniri üretilir.

İlçede bitkisel yağ, çeltik ve un fabrikaları ve Tuğla ocakları vardır. İlçenin tatlı suyu, Belediye’nin tesislerinde şişelenip satılır. Cuma günleri pazar, Ağustos’ta panayır kurulur.

Tarihçesi

O yörede bulunan İlkçağ kentinin adı Kypsela idi. İlkçağ kenti olan Kypsela hakkında da yeterli bilgi bulunmamaktadır. Ancak, buradaki küçük hisarın M.Ö.200 yılında Makedonya kralı V.Philippos’un saldırısına uğrayıp zaptedildiği ve o Hisar kasabasının Iustinianus döneminde, VI..yüzyılda kent durumuna getirildiği bilinmektedir. İpsala, Traklarların M.Ö.XX.yüzyıldan itibaren Karadeniz’in Kuzeyi ve Tuna üzerinden gelerek buraya yerleşmeleri ile kurulmuştur. Bölgeye gelen Traklar Meriç havzasının orta ve aşağı bölümlerine yerleşmişlerdi.

İpsala, 1361’de Evrenoz Bey tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. İpsala, uzun zaman Osmanlı ordusuna at üretim ve yetiştirme merkezi olmuştur.

XIX.yüzyıl sonlarında Edirne vilayeti Dedeağaç sancağının Sofulu kazasına bağlı bir nahiye merkezi idi. XIX.yüzyılın ortalarında kısa bir süre Rusların eline geçmiş, Balkan Savaşı’ndan sonra, Bulgarlar tarafından 1912’de, 27 Temmuz 1921-22 Kasım 1922 arasında Yunan işgali altında kalmıştır. Yunanlılar, Mudanya Ateşkes Anlaşması gereği ülkelerine dönerlerken para ve mal hırsıyla zulümler yaptılar. Türk çeteleri, zulüm önleme etkinlikleri gösterdiler. Mudanya Antlaşması ile yeniden Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılmış 1928 yılında ilçe olmuştur.

Coğrafya ve İklim

İpsala ilçesinde dağlık bölüm bulunmamaktadır. İlçenin doğuda kalan büyük bölümü, Doğu Trakya Yontukdüzü denen aşınmış yayla üzerindedir. İlçenin en büyük vadisi, Meriç nehrininkidir. Derinliği ve bizde kalan yamaçlarının eğimi azdır. Bunun geniş vadi tabanındaki düzlüğüne İpsala Ovası denmektedir. Bu ova, uzun seddelerle Meriç’in taşkınlarından korunmuştur.

Edirne’nin güneybatısında yer alan İpsala Ovası, alçak tepelerle engebelenmiştir. Kuzey ve doğu kesimlerinde 100-300 m. arasında değişen yükseltiler bulunmaktadır.

Diğer akarsuları, yayla bölümündeki yedi adet deredir. Ovanın güneyinde Çeltik, Sığırcı, Pamuklu adlı doğal göller bulunur. Sultanköy Baraj Gölü ile Kumdere Göleti yapay göllerdir.

İlçenin kuzey yarısı Akdeniz ikliminin Trakya geçit tipi, güney yarısıysa Marmara tipinin alanındadır. Geçit tipi iklim, sert bir kara iklimidir. Marmara tipinde kışlar daha yağışlıdır. İlçe, yağış bakımından yarı nemlidir.

Doğal bitki örtüsü kuru ormandır. Bu ormanın ortadan kaldırıldığı yerlerde bozkır oluşmuştur. Bozkır, tarla ve otlak olarak kullanılır.

Tarihi eserleri ve Turizm

Ayakta kalmış olan Osmanlı yapısı, Alaca Mustafa Paşa Camiidir. Tek kubbeli ve tek minarelidir. Tahta işçiliği bakımından sanat değeri taşır. Diğer önemli mimarlık eseri, su kemerleridir.

Tekke Bayırı üzerindeki minberi yıkılmış olan açık namazgâhta İpsala’nın Osmanlılar tarafından alındığı zaman ilk namaz kılınmıştır. Ayrıca ilçede İpsala Hamamı ile Eski Keşan yolu üzerindeki Kadı çeşmeleri günümüze gelen eserlerdir. Mimar Sinan’ın eseri olan kervansaray ve İpsala kalesiyle Muradiye camii yıkılmlştır.

İlçenin korularıyla gölleri avcılık için çekicidir. Önemli turizm olayı olarak Ağustos aylarında spor ve kültür etkinlikleri görülür. İlçenin sınır kapısına giden yol üzerinde turistik belgeli konaklama yeri vardır.

Yorum Kapalıdır.

SİTEYE KAYIT OL

FACEBOOK

ATATÜRK KÖŞEMİZ

ÜYE OLMAK İSTER MİSİNİZ?

derneğimize üye olmak ile ilgili görsel sonucu