KEŞAN

Trakya’daki bir kavşak noktası: KEŞAN

İstanbul-İpsala Sınır kapısı (Yunanistan) ve İstanbul/Edirne-Çanakkale karayollarının Keşan’da kesişmesi önemli bir kavşak noktası olmasını sağlar.

 

Keşan, Edirne ilinin güney yarısında, Doğu Trakya Yontukdüzü denen aşınmış yaylanın, Korudağ sırasının ve Pelin Yaylasının birer kısmını kaplar.

Doğuda Tekirdağ ilinin Malkara ilçesi, batıda İpsala ve Enez ilçeleri, kuzeyde Uzunköprü ilçesiyle komşudur. Güney doğusunda Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi ve güneyinde Saroz Körfezi bulunur. Edirne’ye uzaklığı 112 kilometredir. Yüzölçümü 1.087 km² olup, Edirne’nin ikinci ilçesidir. İlçenin nüfusu, son nüfus sayımına göre 77.637’dir. Nüfus yoğunluğuna göre Edirne’nin ikinci ilçesidir.

İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve sanayiye dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, ayçiçeği, arpa, şeker pancarı, kavun, karpuz ve sebzedir. Az miktarda da pirinç, mısır, susam, baklagiller, üzüm, elma ve armut yetiştirilir.

Keşan’da tarım ve tarıma dayalı sanayi önemli yer tutar. Hayvancılık ve mandıracılık gelişmiştir. Sığır, manda ve koyun, kıl keçisi besiciliği yapılır. Buna bağlı olarak da mandıracılık ileri düzeydedir. Peynir, kaşkaval ve kaşar peyniri üretilir. İlçe’de tarımsal ürünleri işleyen sanayii kuruluşları vardır. Bunların başında bitkisel yağ, tuğla ve kiremit fabrikaları ile çeltik atölyeleri gelmektedir. Bunların yanında ayrıca küçük bir sanayi sitesi mevcuttur.

İlçede Cumartesi günleri pazar ve Eylül aylarında panayır kurulur. Keşan aynı zamanda önemli bir ulaşım ağının da kavşak noktasıdır. İstanbul/Edirne-İpsala Sınır kapısı(Yunanistan) ve İstanbul/Edirne-Çanakkale karayollarının Keşan da kesişmesi önemli bir kavşak noktası olmasını sağlar.

Tarihçesi

Keşan ilçesinin bilinen en eski adı “Zorlanis”tir. M.Ö. 4000 yıllarında Keşan ve çevresine yerleşen Luvilerin gelişiyle Cilalı Taş Devrine geçilmiştir. Bölge daha sonraları sırasıyla Trak, Yunan, Pers, Makedonya ve Bizans yönetimleri altına girmiştir. Pers İmparatoru I.Darius (Büyük Dara) M.Ö. 7. yüzyıl sonlarında yöreyi imparatorluğuna ekleyerek satraplık haline getirmiştir. Büyük Roma İmparatorluğu’nun M.Ö. 395 yılında ikiye bölünmesi sonucu ilçe, Doğu Roma İmparatorluğu’nun (Bizans) payına düşmüştür. Bu devrede Latin kültüründen ayrılıp, Yunan kültürü etkisine giren Trak’ların da yavaş yavaş özelliklerini yitirdikleri görülür.

Osmanlılar Gazi Süleyman Paşa zamanında yöreyi Osmanlı topraklarına katmıştır. Fatih Sultan Mehmet döneminde ilçenin has olarak yönetimi Hersekzade Ahmet Paşa’ya verilmiştir. XIX. yüzyıl sonlarında Edirne vilayetinin Gelibolu sancağına bağlı bir kaza merkezi idi, 1829’da ve 1877’de iki kez Ruslarca işgal edilen bölge, XX. yüzyılın başlarında önce Bulgarların, sonra Kurtuluş Savaşı döneminde Yunanlıların saldırılarına uğramıştır. 19 Kasım 1922’de Binbaşı Mehmet komutasındaki Türk taburu Malkara üzerinden gelerek, itilaf devletleri heyetinden ilçeyi teslim almıştır.

Coğrafya ve İklim

Korudağ sırasının batı bölümü ilçe sınırları içindedir. Edirne’nin en yüksek yeri, bu dağın tepelerinden biridir. Yükseltisi 700 metre kadardır. Bu dağın yamaçlarının eğimi azdır. Korudağ’ın batısında Pelin yaylası yer almıştır.

Büyük iki vadisi vardır. Doğanca deresininki batıya doğru daha genişler ve Keşan ovası adıyla anılır. Önemli akarsuları, Muzalı ve Doğanca dereleridir. Muzalı deresi diye isimlendirilen Keşan deresi, Çamlıca deresi olarak da adlandırılan Büyükdoğanca deresi ile yer yer birleşerek Telmata bataklığına dökülür.

Büyükdoğanca deresinin ilçe sınırlarına girdiği yerde taşkınları önlemek ve sulama amaçlı kullanılmak üzere Kadıköy Barajı kurulmuştur. Bunun yanında ilçe sınırları içinde 8 tane de gölet bulunur.

İlçenin doğal gölü, Büyük Tuzla gölüdür. İlçede deniz kıyıları bazı yerlerde dik kıyı, bazı yerlerde ise alçak kıyı biçimindedir.

İlçenin büyük bölümü, Akdeniz ikliminin Marmara tipi alanındadır. Bu, nisbeten yumuşak bir deniz iklimidir. Rüzgarlar, daha çok kuzey yönlerden eser. Güz ve kış mevsimleri daha yağışlıdır. İlçe, yağış bakımından yarı nemlidir.

Doğal bitki örtüsü kuru ormandır. Pelin yaylasında koru ve maki denen bitki topluluğuna rastlanır. Maki, bodur ağaç ve kurakçıl otlardan oluşur. Ormanların ortadan kaldırıldığı yerlerde bozkır oluşmuştur. Bozkır, tarla ve otlak olarak kullanılır.

Tarihi Eserleri ve Turizm

İlçe sınırları içinde bulunan Rusiyyon Kalesi ve Hersekzade Ahmet Paşa Külliyesine bağlı yapıların çoğu ortadan kalkmıştır. Tarihsel değer taşıyan yapıları, Hersekzade Ahmet Paşa Camii ile İbrice-Keşan kervan yolu üstündeki üç taş köprüdür. İlçedeki kale ile Hersekzade Ahmet Paşa külliyesinin yapılarından bazıları ile yeldeğirmenleri günümüze gelememiştir.

Saros Körfezinin yerleşime daha uygun olan kuzey kıyıları Keşan ve Enez ilçelerinin sınırları içerisindedir. Keşan ilçesi sınırları içerisinde olan Gökçetepe, Mecidiye, Erikli ve Yayla artık bir tür sahil kasabaları haline gelmiştir. Özellikle Erikli ve Yayla yaz turizminin etkin ve en kalabalık yerlerindendir.

Düzgün yolları ve turistik işletme belgeli konaklama yerleri bulunan ilçe, Edirne’nin turistik yerlerindendir. İlçenin iç turizm bakımından önemli olayı, panayırı ile Hıdrellez de yapılan dallık adlı bahar şenliğidir.

Hastaneler

Keşan Devlet Hastanesi
Keşan/Edirne

Telefon : (0284) 714 34 34
Faks : (0284) 714 07 90

Keşan Tıp Merkezi
Özel Hastane

Tekel Meydanı Keşan/Edirne
Telefon : (0284) 714 21 66
Faks : (0284) 715 29 61

Yorum Kapalıdır.

SİTEYE KAYIT OL

FACEBOOK

ATATÜRK KÖŞEMİZ

ÜYE OLMAK İSTER MİSİNİZ?

derneğimize üye olmak ile ilgili görsel sonucu