SÜLEOĞLU

Edirne’nin en küçük ilçesi: Süleoğlu

XIV.yüzyılın ortalarında Süleymanoğlu Süle ve Hacı Sinanoğlu Süle Çelebi tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır ve ismini bu sayede kazanmıştır.

 

Süleoğlu

Edirne ilinin kuzey yarısında ve Lalapaşa yaylası üstündedir. Doğuda Kırklareli ili, batıda Edirne merkez ilçesi, kuzeyde Lalapaşa ve güneyde Havsa ilçeleriyle komşudur. Yüzölçümü, 250 km² kadardır. Bu bakımdan Edirne’de dokuzuncu ilçe durumundadır. Edirne merkeze uzaklığı 33 kilometredir. İlçenin nüfusu, son nüfus sayımına göre 11.927’dir. Süloğlu nüfus bakımından, Edirne’nin sekizinci ilçesidir.

Çoğunluğu köylerde oturan halk, tarım ve hayvancılıkla geçinir. İlçede çeşitli tahıllar, endüstri bitkileri, meyveler, küçük ve büyük baş hayvanlar yetiştirilir. Linyit ve taşocağı bulunur, iyi cins kireç üretilir. Endüstri gelişmemiştir ama ulaşım olanakları bakımından elverişlidir. Cuma günleri pazar, Ağustos aylarında panayır kurulur.

Tarihçesi

XIV.yüzyılın ortalarında Süleymanoğlu Süle ve Hacı Sinanoğlu Süle Çelebi tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. İsmini de bu şekilde kazanmıştır. Fatih Sultan Mehmet zamanında seçkin devlet adamlarının dirliği olarak kayıtlara geçmiştir. Dirlikle ilgili eski kayıtlarda Süleymanoğlu Süle ve Hacı Sinan Oğlu Süle Çelebi, Süle Ovası, Süle Yaylası adları geçer.

XV. yüzyıl ve sonrasında, ilçeyi de kapsayan geniş bir yöreye, Anadolu’dan getirilen Yörükler yerleştirildi. Osmanlı İmparatorluğu döneminde rahat yaşayan ilçe, 19. yüzyıl birinci ve ikinci yarılarında, kısa sürelerle Rusların eline geçmiş Balkan Savaşı’nda yörede Bulgarlarla savaşılmış, I.Dünya Savaşı öncesinde de Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 22 Kasım 1922’de bu işgalden kurtarılmıştır. 19. yüzyılda köy olarak Havsa’ya Cumhuriyet dönemi başlarında bucak olarak Edirne merkez ilçesine bağlanan Süloğlu, 12.09.1991 tarihinde ilçe oldu.

Coğrafya ve İklim

İlçede az yükseltili yayvan tepeler bulunmaktadır. İlçeyi de içeren Lalapaşa Yaylası, Doğu Trakya yontukdüzünün bir parçasıdır. Yontukdüz denen aşınmış yayla, dalgalı düzlük görünümündedir. Başlıca vadisi, Süloğlu Deresine aittir. Bunun derinliği ve yamaçlarının eğimi azdır. Vadi tabanındaki düzlük, bir ova görünümü verir. İlçenin başlıca akarsuyu, Ergene Irmağının bir kolu olan Süloğlu Deresidir. Bu dere üstündeki baraj gölünün suyu tarlalara ve Edirne kentine gönderilir.

İlçe, Akdeniz iklimine bağlı Trakya geçit tipi ikliminin alanındadır. Bu iklim, epey sert bir kara iklimidir. Rüzgarlar, daha çok kuzey yönlerden eser. İlçe yağış bakımından yarı nemlidir.

Doğal bitki örtüsü, kuru ormandır. İlçede meşe korusu ve fundalık vardır. Ağaçlandırmalar da yapılmıştır. Ormanların ortadan kaldırıldığı yerlerde bozkır oluşmuştur. Bu bozkır tarla ve otlak olarak kullanılır.

Tarihi Eserler ve Turizm

Bekçitepe denen yerde, Traklardan kalma olduğu sanılan kurganlar vardır. İlçenin düzgün yolları varsa da konaklama yerleri yoktur. Baraj gölü çevresi bir piknik yeri olarak ilgi çeker. Önemli iç turizm olayları, uçar ve kaçar avcılığı ile panayırıdır.

Yorum Kapalıdır.

SİTEYE KAYIT OL

FACEBOOK

ATATÜRK KÖŞEMİZ

ÜYE OLMAK İSTER MİSİNİZ?

derneğimize üye olmak ile ilgili görsel sonucu